İsmail Yıldız
KAB Platformu Başkanı
Kur’an’ın Anlamıyla Buluşmak (KAB) Platformunun düzenlediği Kur’an-ı Kerim’i ve Meali’ni Güzel Okuma Yarışmasının Ege Bölge finali 21.2.2010 tarihinde İzmir’de yapıldı. Yarışma, KAB Platformu üyesi
AKÇED (Ahlak,Kültür ve Çevre Derneği) tarafından son derece etkili, kaliteli ve güzel bir organizasyonla gerçekleştirildi.
Kur’an’ın çekim gücü, geniş bir duyuru faaliyetiyle birleştiğinde gönülleri cezbediyor. Bu çekim gücünü Marmara Bölge finalimizden sonra Ege Bölge finalimizde de yakından gördük.. İzmir’in en büyük ve en nezih salonu tamamen dolmuş, hatta yedek salon bile gelenleri almamıştı.
Kur’an’ın sahibi ve göndericisi Allah (CC), aynı zamanda biz insanların da Yaratıcısı ve Malikidir. Kur’an, Yaratan tarafından, yaratılan tüm insanlara gönderilmiş bir hidayet ve doğru yolu gösterici kitaptır. Kur’an’ın muhatabı tüm insanlıktır. Bu açıdan baktığımızda, tüm insanlık Kur’an’ın çekim gücü kapsamındadır. Yeter ki, muhataplar Kur’an’a sırt çevirmesin, inadı bıraksın, alay etmesin, sağduyulu, iyiniyetli, aklı eren ve önyargısız olsunlar. Yaradılış gayesini unutmuş, kendisini ve Yaradan’ını bulamamış, Kur’anla hayatında hiç buluşmamış nice insanlar var.
İnsan, önyargısız bir şekilde Kur’an’a yöneldiği zaman,
Kur’an’ın çekim gücüne dahil olacaktır. İşte Ege Bölge finalimiz salonda yapıldığından, hayatında camiye girmemiş nice kişilerin de Kur’an’ın çekim gücü ile salona gelip, Kur’an’ın anlamıyla buluşmuş olduklarını gördük. Program sonunda katılımcı bir müftü beyin ifadesiyle “Salona gelmemiş olsalar bile, afiş ve duyurularla verilen bilinç, İzmir için çok önemli bir aşamadır.” Yeter ki, biz Kur’an için bir adım atıp, bir ışık yakalım, Kur’an muhataplarını, kendi çekim gücüyle, kendisiyle buluşturacaktır. Hz. Ömer’in ve nice hidayete erenlerin, tek bir ayeti dinlemekle Müslüman olduğunu unutmayalım.
Rabbimiz Kaf süresi 1. Ayetinde” çok şerefli Kur’an hakkı için” buyurarak, Kur’an’ın şerefli olduğunu ve muhataplarına şeref verdiğini bildirmiştir. İzmir şehri ve halkı da Kur’an’ın anlamıyla buluşarak şereflenmişlerdir. Şerefli kitabın şerefli ayetleri ve mealleri okundukça, Rabbimizin mesajları anlaşıldıkça, salondaki insanların
sükunetinden, gözlerinin kendini bıraksa hemen akacakmış gibi dolmasından, kalplerinin titremesinden, nefes alış verişlerinden ve arada yarışmacıların etkili okuyuşları esnasında “Allah”, “Allah’ü Ekber” seslerinden, Kur’an’ın rahmetinin salonu kapladığı hemen hissediliyordu. Yarışmacılar o kadar güzel ve etkili okumuşlardı ki, okunan aşırların manaları o kadar dikkat çekiciydi ki, program esnasında ve sonunda katılanların üzerinde hemen etkisi anlaşılıyordu. Yarışmacılarımızın hepsi, sunucumuzun deyişi ile “birinci ve bir inci” olmuşlardı.
Casiye Suresi 20. Ayetinde “ Bu (Kur’an) , insanlar için hem(kurtuluş yollarını gösteren) kalp gözleri, hem de kesin inanan bir toplum için doğru yol rehberi ve rahmettir.” Yarışmada birinci olan kardeşimiz gözleriyle değil, gönlüyle gören bir kardeşimizdir. Kardeşimiz görme özürlü olmasına rağmen Kur’an’ın tamamını ezberleyip hafız olmuş. Şimdi herkes gibi siz de mealleri nasıl okudu diye soracaksınız? Kardeşimiz sorumlu olunan aşırların meallerinin de hepsini ezberlemiş. Orjinalini ve mealini ezberden okudu. Hem Kur’an, hem de meal okuyuşunu salonda canlı dinlemenizi, O’nun okuyuşu esnasında salonun durumunu görmenizi isterdim. Kardeşimizin okuduklarından önce kendisinin etkilendiğini ve hissettiğini, sonra da salondakilere hissettirdiğini açıkça gördüm. Salondan “Allah” ve “ Allah’ü Ekber” sesleri yükseldi. Kardeşimiz, kalp gözüyle görüp, gönülden okudu. Demek ki, Kur’an kendisine yönelindiği zaman, ilahi çekim gücüyle karşısında okumada ve anlamada hiçbir engel tanımamaktadır.
KAB Ege Bölge Temsilcimiz Coşkun Velioğlu beyin açılış konuşması da Platformun kuruluş amacı olan Kur’an’ın Anlamıyla Buluşmak bilincini
katılımcılara tam manasıyla anlattı. Program sonunda katılımcı olan bir müftü beyin, Coşkun beyin Feyzül Furkan Kur’an’ı Kerim ve Mealinin müellifi Hasan Tahsin Feyizli hocamızdan aktardığı “Allah var deyip de yokmuş gibi yaşamanın, Kur’an’a inandığını söyleyip de Kur’an’sız bir yaşantının doğuracağı tehlikelerden kendimizi ve neslimizi korumak mecburiyetindeyiz” sözünün kendisini çok etkilediğini söylemesi, programdan halk kadar, din görevlilerinin de etkilendiğinin göstergesiydi.
Program sonunda katılımcıların yüzlerinden şöyle dediklerini hissediyordum; “İyi ki gelmişiz, keşke gelemeyen kardeşlerimiz de bu ilahi ziyafete gelip de bizim gibi Kur’an’ın gölgesinde rahmetle ve manevi zevkle zevklenselerdi”. Ben de bu program için KAB Platformu heyetiyle İstanbul’dan gelmeme ve daha önce İstanbul il Finali ve Marmara Bölge Finalini izlememe rağmen aynı ifadeleri canü gönülden tekrarlıyorum.
KAB Platformunun geçtiğimiz yıllarda yaptığı bir senaryo yarışmasıyla ortaya çıkan “Elham Bu” ve “Kılavuzsuz Olmaz” animasyonları ve sunucunun arada verdiği mesajlar da programa ayrı bir güzellik kattı. Ege bölge finalimiz de organizasyonun ve yarışmacıların kalitesi ile gelenlerin takdirini aldı. Bu vesileyle programda emeği geçen tüm kardeşlerimizi gönülden tebrik ediyorum.
İzmir’den dönerken, uçağın penceresinden yeryüzüne şöyle yukarıdan bütünsel bir bakış ile baktığımda , kendi nefsime şöyle seslendim; ” Kur’an’ın penceresinden kendime ve hayata böyle bir bakabilsem!…”